Son Dakika
6 Aralık 2018 19:22
-A +A
Ahmet LEVENTYÜRÜ

Ahmet LEVENTYÜRÜ

İNSANI YAŞAT Kİ DEVLET YAŞASIN’

Siz uluorta konuşup sizin gibi düşünmeyenlere değişik asılsız suçlamalarda bulunursanız size geçmişinizi anımsatırlar.

Söyleminizle eyleminiz uyumlu olmalıdır.
Geçmişte biri diğerine “zürriyetsiz” dedi mi, demedi mi?
Diğeri berikine “şerefsizsin, alçaksın” dedi mi, demedi mi?
Geçmişte biri diğerine “kandan beslenen kafatasçı” dedi mi, demedi mi?
Diğeri berikine “senden hesap sormazsam namussuzum” dedi mi, demedi mi?
Sonuç: Cumhur ittifakı!
Bu nasıl bir kafadır.
Bu nasıl bir anlayıştır akıl sır ermiyor ki!
Yine geçmişte Saadet Partisi lideri iken Numan Kurtulmuş, "Saadet Partisi yerli, bu toprakların özü medeniyeti inancıdır. Toplumda oluşturulan servet toplumun tamamınındır. Ancak biz kamu siyasetini devleti asla birikim aracı olarak kullanmayacağız. Asla müsaade etmeyeceğiz. Çünkü devlet malı ile kamu malı arasındaki farkı biliriz. 'Devletin malı deniz yemeyen başka bir şey'. Bu ne demek. Kamu zenginleşme aracı. Devlete kim bal tutarsa parmağını yalasın. Bunu neyin pahasına yoksullaşmanın adına yaparlar. Kamu kaynaklarını kullanarak zenginleşmesini asla kabul etmeyiz. Yani Harun gibi gelip Karun gibi gitmeye asla müsaade etmeyiz. Siyasetimizin bir başka özelliği ise zalimlerden başka kimseye karşı gelmeyiz..." dedi mi, dedi!
Sonuç: AKP’ye geçen Numan Kurtulmuş önce başbakan yardımcılığı yaptı, şimdi ise AKP genel başkan yardımcısı. Diğer bir deyişle geçmişte her türlü saydırdığı şahsın şimdilerde sağ kolu.
AKP’ye katıldığı günden bu yana Erdoğan ve hükümeti yere göğe sığdıramayan Süleyman Soylu’nun, geçmiş dönemde DP genel başkanı iken kullandığı “At üstünde durmayı beceremeyen başbakan”, “Paçalarından yolsuzluk akıyor”, “Boyan döküldü Recep Tayyip Erdoğan”, “Başbakan rantın babasını getirdi”, “Kendisini padişah olarak görüyor” şeklindeki sözleri unutulmadı.
Ve sonunda da aynı Süleyman Soylu “Allah şahittir ki bütün bedenim kan gölüne dönse de Erdoğan'dan ayrılmayacağım” diyerek kırmızı plakayı kaptı.
Peki ne oluyor?
Olan bu ülkeye oluyor!
Ciddiyetsizlik almış başını gidiyor.
Damat “Hazinenin kasaları hiçbir zaman görülmediği kadar dolu” derken artırılan trafik cezaları ve vergilerle açığı kapatmaya çalışıyorlar.
Neredeyse ‘tekerin dönüyor’ diye ceza yazacaklar.
Geçmediği köprünün cezasını ödeyen bir millet daha düşünemiyorum.
Evdeki hesap çarşıya uymayınca eski defterler karıştırılıyor.
Her işi doğru yaptıysanız ülke neden bu duruma geldi?
Ekonomi niçin yerlerde!
Ama indirime koşan milletten zenginlik üretemezsiniz.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 24 haziran seçimleri öncesinde yaptığı AK Parti'nin seçim beyannamesi toplantısında, "Değerli kardeşlerim önemli bir konuya geliyorum. Burayı hassas dinleyelim. Polis, öğretmen, hemşire, din görevlilerimize bir müjde vermek istiyorum. Diğer idarecilerimizin emeklilik ek göstergelerini 3 bin 600'e çıkaracağız. Buradaki adaletsizliği gidermiş olacağız" dedi.
Seçim bitti.
Sözler unutuldu.
Danıştay 8. Dairesi, ilköğretim okullarında öğrenciler tarafından hep bir ağızdan okunan "Öğrenci Andı"nı kaldıran yönetmelik hükmünü iptal etti.
Çocuklar artık her sabah "Andımız"ı okuyacak diye beklerken AKP bu karar itiraz etti.
MHP lideri Bahçeli ortağı AKP’nin bu kararına sözde kükredi.
Muhalefet partilerinin gerek ek gösterge, gerekse Andımız ile ilgili verdiği önergeler AKP ve MHP’nin oylarıyla ret edildi.
Bir dava, kendisine sadakatle inanıldığı ve gereği ciddiyetle yerine getirildiği zaman zafere ulaşabilir.
Söyleminiz ve eyleminiz uyumlu olmazsa sonunuz gelebilir.
Son söz: İnsanı yaşat ki devlet yaşasın! (Hz. Ali)

Facebook'ta paylaş butonu
Print
Yorum Yap
Yorumunuz
1000

Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...

Facebook Yorumları
Dikkat Çekenler
Son Dakika
Çok Okunanlar
Çok Yorumlananlar
Anket

Sayfalar
Duyurular
Linkler
Arşiv
Günlük Gazeteler
Oku
Ziyaretçi Defteri
Hava Durumu
Hava Durumu
Yükleniyor...
Gazete Manşet

Facebook Twitter
2014 Yeni Mersin Gazetesi Tüm Hakları Saklıdır!