Son Dakika

Yarım Asırlık Dostlar Mersin’de Buluştu

İÜ Tıp Fakültesi 1974 yılı mezunlarının geleneksel buluşması bu yıl Mersin’de gerçekleşti. Mersin’in Erdemli İlçesinde bulunan Wonasis Tatil Köyü’nde bir araya gelen doktorlar Mersin’in tarihi ve turistik yörelerini gezdikten sonra düzenlenen gala yemeğinde yarım asırlık anılarını tazeledi. Gala yemeğine kendi alanında ün yapmış doktorlarından Prof. Dr. Ali Rıza Kural, Prof.

Magazin Hit: 8592 / Yorum: 0 / 1 Mayıs 2018 12:55
Yarım Asırlık Dostlar Mersin’de Buluştu
-A +A

İstanbul Üniversitesi (İÜ) Tıp Fakültesi 1974 yılı mezunlarının her yıl Türkiye’nin değişik bir ilinde yapılan geleneksel buluşması bu yıl Mersin’de gerçekleşti. Mersin’in Erdemli İlçesinde bulunan Wonasis Tatil Köyü’nde bir araya gelen doktorlar yanlarında eşleri, çocukları ve torunlarıyla birlikte Mersin’in tarihi ve turistik yörelerini gezdikten sonra düzenlenen gala yemeğinde yarım asırlık anılarını tazeledi. Yemek sırasında Mersin Büyükşehir Belediyesi Folklor ekibi tarafından Silifke yöresinden kısa bir gösteriyi izleyenlerin beğenisine sundu.
Etkinliğin bu yılki Mersin Organizasyonunu üstlenen Dr. Ercan Kocamaz, gala yemeği öncesi gazetemize yaptığı açıklamada, “Bu etkinliği tam 44 yıldır sürdürüyoruz. Arkadaşlarımızla 6 yıllık üniversite yıllarımızla birlikte tam yarım asırlık bir dostluğun ve kardeşliğin adıdır bu buluşma. Her yıl bahar aylarında değişik bir kentte buluşuyoruz. Ben Mersin’de yaşadığım için bu yılki organizasyonu ben üstlendim. Dönem arkadaşlarımız eşleri, çocukları ve torunlarıyla geldiler. Hep birlikte Tarsus, Erdemli ve Silifke ilçelerimizin tarihi ve turistik yerlerini gezdik. Taşucu’nda yat turuna katıldık. Onları kentimizde ağırlamanın mutluluğunu yaşıyorum” dedi.
Gala yemeğinin açılış konuşmasını da yapan Dr. Ercan Kocamaz, “Sevgili dostlarım, sizleri Mersin’de görmekten çok mutlu oldum. Oldukça heyecanlandım. Tıp Fakültesindeki eğitim hayatımızla birlikte tam yarım asırdır birlikteyiz. Sizlerin karşısında konuşurken kendimi aciz hissediyorum. Bu birlikteliği en güzel Nurdan hanım anlatacaktır” diyerek mikrofonu Acıbadem Üniversitesi İç Hastalıkları Anabilim dalı Başkanı Prof. Dr. Nurdan Tözün’e teslim etti.
Mezuniyetten sonra aradan geçen 44 yılı esprili bir dille anlatan Prof. Dr. Nurdan Tözün, ‘Arkadaş’ sözcüğünün Orta Asya’da savaşan Türk askerlerinin ateşten korunmak için sırtını dayadığı taşlardan geldiğini belirterek, “işte bu kadar güçlü bizim sevgimiz. ‘Neden birbirimizi bu kadar görmek istiyoruz, bu kadar seviyoruz’ diye çok düşündüm. Sonra şuna karar verdim. Biz birbirimizin geçmişiyiz, gençliğiyiz, umutlarıyız, gizli sevdalarıyız, gönül dostlarıyız. Bizi birbirimize bağlayan güç o kadar kuvvetli ki bu bağ aklıma Cahit Sıtkı’nın, /Desem ki sen benim için, /Hava kadar lazım, /Ekmek kadar mübarek, /Su gibi aziz bir şeysin, /Nimetsin, nimettensin,/ dizelerini aklıma getiriyor “ dedi.
Mezuniyetten bu yana 44 yılı birlikte devirdiklerinin altını da çizen Prof. Dr. Nurdan Tözün, “Dile kolay 44 koca yıl. Benim gibi geceleri uyumayan yarasalar için 88 yıl. Zaman su gibi akıp gitti. Eskiden 60 yaşını devirmiş hastaları vizite hocaya sunarken ‘Hocam hasta ileri yaşta ve KOAH’ı var’ dediğime hem inanmıyorum hem de utanıyorum. ‘Hala hasta bakıyor musunuz’ diyenlere kızamıyorum ama bir daha görmek istemiyorum. Nedense herkes alçak sesle konuşuyor, duyamıyorum. Çevre yolunda araba sürerken bazen köpek mi insan mı pek seçemiyorum. Bir de geceleri olmayacak şeyler aklıma geliyor uyuyamıyorum.
Size de öyle oldu mu bilmem ama ağzımın tadı bozuldu. Etrafa bakıp güzelim mis gibi ekmeği kesip tam buğday mıdır, tahıl mıdır esmer ekmekten yemeğe başladık, alışamıyorum. 60 yıldır yediğim şeker zehir, baklava zararlı oldu, dayanamıyorum.
Organik gıda hastalığına tutulanlara, çürük çarık şeylere 3 aylık emekli maaşını yatırıp beslendikleri için acıyorum. Ama bir taraftan da gençliğimin kıpkırmızı mis kokulu domateslerini, Beyazıt Meydanı’nda anında soyulup yenilen hıyarları (gerçek hıyardan bahsediyorum hani badem denir), tadına bakmak için baharı beklediğimiz papaz eriklerini, pijama desenli, tatsız değil de koyu yeşil kabuklu şeker karpuzları özlüyorum.
Öğrencilerimin ‘Hocam kasmayın yav’, ‘yine trip atıyor bu’ ‘kız atarlı hocam ne yapayım’, ‘falanca kızın ederi var hocam’ ya da ‘ohaaaa’ gibi cümlelerini Türk diline çevirecek sözlük bulamıyorum” şeklinde konuştu.
İÜ Koca bir Çınar
Nostaljiyi bir kenara bırakmak istese de nostaljinin kendilerini bırakmak istemediğini de kaydeden Prof. Dr. Nurdan Tözün şöyle devam etti:
“Alın size yüreğe hançer gibi saplanan bir tanesi. İÜ Tıp Fakültesi’nin adı değişerek İbni Sina Üniversitesi oluyor. Biz 44 yıllık geçmişimizle gurur duyuyoruz. İÜ, koca bir çınar. 1827 yılında Tıphane-i Amire olarak Hekimbaşı Mustafa Behçet’in gayretleriyle kurulduğu söylense de köklerinin 1470’e Fatih Darüşşifası’na dayandığı biliniyor. Nitekim 1971 yılında 500’üncü kuruluş yıldönümünü kutladı. Bugünkü adını 1933 reformundan sonra İstanbul Üniversitesi Çapa Tıp Fakültesi ilmin ışığında devleşen, Nobel ödüllü bilim insanları yetiştiren özgün bir kurumdur. Hangi hesapla, hangi çıkara hizmet etmek amacıyla yok edilmesine ferman çıkarılan bu yuva bizim Harvard Tıp Fakültemiz. Hastaların şifa bulduğu, bizlerin de ilminden feyz aldığımız hocalarımızın yetiştiği, sayesinde binlerce hastanın hayatına dokunduğumuz ilim ve irfan yuvası. Aynı zamanda da anılarımızın, gençlik duygularımızın, insanca yaşamak için verdiğimiz kavgaların, umutlarımızın ve sevdalarımızın gizlendiği, bir abide, bir saklı bahçe…
Bir yerde konuşmalarımız SGK polikliniği bekleme salonu muhabbetine dönüşse de ‘Hangi tansiyon ilacını kullanıyorsun kardeş’, ‘Benim şeker bir fırladı geçen hafta az kalsın kuyruğu titretiyordum’ ‘Ben prostatı aldırdım arkadaş’, ‘O da bir şey mi benim memeler gitti’ ya da ‘Ne yesem şişiyorum, akşamları hamile gibi oluyorum’ gibi cümlelerin etrafında dönse de, torun videoları, evdeki köpek, kedi resimleri, yeni gelin damat, nadiren de yeni eş resimleri elden ele dolaşsa da konuşulacak konu çooook…Hasretlik öyle bir duygu ki insanın diline vurur. Bazen gıybet yaparsın, bazen tatlı sohbet.
Bakın ben neler öğrendim 60’ımın eşiğinde:
Yaş ilerleyince uzun vadeli plan yapılmaması gerektiğini öğrendim.
Gecenin çirkinlikleri örtmesi gibi siyah rengin de kalçaları gizlediğini, yaşım ilerleyince değil, hayallerimi kaybedince yaşlanacağımı anladım.
Bir yere gitmeden önce ne kadar yürüneceğini, tuvalet olup olmadığını sormayı öğrendim.
Çocuklarımın ve torunlarımın benden çok farklı olduğunu anladım.
Her şey bitti sandığımda küllerimden yeniden doğmayı öğrendim. Ve ailemin tüm zenginliklerin üzerinde olduğunun farkına vardım. Bu aileye siz arkadaşlarım da dahilsiniz.
Hatırlatayım! Üç çeşit arkadaş vardır bilirsiniz.
Birincisi ekmek gibidir. Her gün ararsınız, onsuz yapamazsınız.
İkincisi ilaç gibidir. Gereğinde ararsınız.
Üçüncüsü ise mikrop gibidir. O gelir sizi bulur.
Biz asla üçüncüsü olmadık. Ama birbirimiz ihtiyaç duyduk. Bazılarımız birbirine daha yakın oldu. Bazılarımız yıldız gibi görmesek de, buluşmasak da varlıkları bize huzur verdi.
Ne diyeyim, sağlığımız yerinde, aklımız görevinde, neşemiz zirvede olsun.
45’inci yılda ipimiz kesilmezse, beratımızı alabilirsek ve de para bulabilirsek yine buluşmak üzere sevgiyle kalın.”
Konuşmaların ardından org ve kanun eşliğinde icra edilen müzik eşliğinde pisti dolduran İTÜ’lü çiftler uzun süre dans etti.
44. yıl buluşmasında geceye damgasını vuran isim ise Prof. Dr. Ali Rıza Kural oldu. Kural, muhteşem sesiyle sahnede birbirinden güzel TSM eserlerini icra ederken meslektaşlarından ve katılımcılardan büyük alkış aldı. Masaları teker teker dolaşarak değişik makamlarda şarkı söyleyen Kural’a zaman zaman diğer doktor arkadaşları da eşlik etti.
Gecenin finalinde ise Prof. Dr. Ali Rıza Kural öncülüğünde hep birlikte söylenen Eski Dostlar adlı şarkının ardından Onuncu Yıl ve İzmir Marşı ile yaşanan coşku doruk noktasına ulaştı.
Etkinlik sonunda Organizasyon komitesi tarafından Mersin’deki Organizasyonu büyük bir özveriyle gerçekleştiren Dr. Ercan Kocamaz’a günün anısına hediyesi takdim edildi.
Daha sonra gerçekleştirilen açık oylama sonucunda 45’inci yıl buluşmasının Kapadokya’da yapılması kararlaştırıldı.

Haberin Galerisi
Facebook'ta paylaş butonu
Print
Yorum Yap
Yorumunuz
1000

Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...

Facebook Yorumları
Benzer Haberler
Dikkat Çekenler
Son Dakika
Çok Okunanlar
Çok Yorumlananlar
Anket

Sayfalar
Duyurular
Linkler
Arşiv
Günlük Gazeteler
Oku
Ziyaretçi Defteri
Hava Durumu
Hava Durumu
Yükleniyor...
Gazete Manşet

Facebook Twitter
2014 Yeni Mersin Gazetesi Tüm Hakları Saklıdır!